f
Okulda kitap araması yapardı öğretmenler (
).Lise son sınıfta okul araması sırasında 10 küsur kitapla yakalanmış bu sayede değerli bir lisemizin değerli öğretmeni ile (Ümit Hocam selâmetle..) tanışma fırsatı yakalamıştım.Askerde iken koğuş araması sırasında İngilizce yazılı dünya klasiklerine astsubay bakıp bakıp enterasan yorumlarıyla bizim için espri kaynağı olmuştu. (Devlet aleyhine bişiler yazmıyo deilmi-he yazıyı Tolstoy zati hep öle şeyler yazar). Üniversite yıllarında boynumdaki poşuyu görünce otogardaki polisler sırt çantamı açtırmış ,önce Erzurumlu olmama karşın poşu takmama ,daha sonra çantamda hem Yenişafak hem Cumhuriyet olmasına şaşırmışlardı.Onları daha da şaşırtan bir poşetin içinde sarılı şeyin kaktüs olması ve çantamda Kur'an-ı Kerim meâlinin bulunmasıydı..


Bu blogu benim üzerime kitleyip kaçtınız mı lan?
Herkeş nerede?
"Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz
Güneşe göç var da kalan biz miyiz"
N.F.K


Kennaz kelimesinin diğer dillerde de karşılığının olduğunu öğrenmek benim için şaşırtıcı olmuştur.İşin daha da şaşırtıcı yönü endülüs dilinde kullanılan manasıyla diğer dillerde kullanılan manası arasında bir yakınlığın olmasıdır.
Kennaz hakkında şöyle denilmiştir
"Kennaz ın geleneksel manası fener dir.Bu özelliğiyle bakıldığında kennaz bilginin açığa çıkarılmasıdır.Fenerin yolu aydınlatmasına benzer şekilde Kennaz gizlenmiş nedenleri(niyetleri), derinde yatan sebepleri, kişinin kendine ait bilinmeyen yada açıklanmamış özellikleri açığa çıkarır
vs
Kennaz hakkında google da rastlanılan rastgele linkler
www.bewitchingways.com/runes/kenaz.htm
www.shieldmaidens.org/Veng/scand/ runes/younger%20futhark%20meanings.html

İbn-i hazım ın Güvercin gerdanlığında rastlamıştım kennaz kelimesine.Endülüsçede hazine arayıcı anlamına gelir.Kelime hem manasıyla hem tınısıyla beni ilk duyduğum andan itibaren büyülemiştir.
Bir ara mynetin mistizim odasına kennaz mahlası(nick) ile katılmış idimOrtamdaki hıyarlardan birisi kennaz nickini kullanan kız olur zehabına kapılmış olacak ki özele davet etmişti.
En baştan açıklayayım dedim.

Ateşböceği kendisine ne olacağından habersiz olarak bir bardağın içine kapatılmıştı. Uçmaya çalıştıkça daha önce hiç yaşamadığı bir hayalkırıklığını yaşadı.Gördüğü yere gidemiyordu. Daracık bir atmosferde gidip gidip göremediği bir şeye çarpıp sersemliyordu. Bir süre sonra uçmaktan vazgeçti.Sonra şaşkınlıkla hemen yanı-başında başka ateşböceklerinin de olduğunu farketti. Tek başına değildi.Hatta gittikçe çoğalıyorlardı.
Çocuk ne olacağından habersiz habire ateşböceklerini yakalayıp yakalayıp bardağa tıkıyordu. Ateşböceklerini yakalayabilmek için bir çalılıktan diğerine koşuyor yakaladığı böcekleri çokokrem bardağının içine tıkıp kapağını kapatıyordu. Neredeyse bardağın yarısı Ateşböcekleriyle dolmuştu. Giderek büyüyen bir ışığı canlı bir feneri oluşuyordu.Neden sonra evden çok uzaklaşmış olduğunu farketti.
Baba her şeyden habersiz bahçedeki mangalın üzerine bir iki şiş daha yerleştirdi. Eşinin mutfağa girmesini fırsat bilip güzel kızlardan birisiyle samimi bir sohbete başladı.Sohbet halkası önce genişledikçe genişledi , sonra daraldıkça daraldı.Adam en sonunda karısıyla başbaşa kaldıklarını farketti.
Kadın koştura koştura bardakları bahçeye taşıdı.Bardaklara kola doldururken bir ateşböceğinin bardağın içine düştüğünü gördü.İrkildi ama kendini zaptedemeyerek ateşböceğinin üzerine kolayı boca etti.Sonra bardağı bir ağacın dibine boşaltarak mutfağa geçip bardağı defalarca yıkadı.Kan ter içinde kalmıştı ,sanki bu sahneyi daha önce yaşamıştı.Yoksa bir rüya mı görmüştü?
Çocuk kimsenin yanında olmadığı zamanlarda yalnız olmadığını anladı , ateş-böceği yanıp sönen ışığının sadece kendisine ait olmadığını hem felaketinin hem felahının aynı şey olabileceğini sezinledi.Adam kendisinin kocaman bir fanusun içinde yüzlerce hemcinsiyle beraber tekbaşına yaşadığını anladı. Kadın ,olacak olan hiç bir şeye mani olamayacağını anladı.
Çizgi: Hasan Aycın
